Tribalite
http://tribalite.dinozoruz.com
pufff
 
 Ana Sayfa
 Grup Hakkında
 Grup Elemanları
 Demolarımız
 Videolarımız
 Fotoğraf Albümü
 Forum
 Linkler
 Bize Ulaşın
 
 
‘Deli elmas ışık seninle olsun’

Rock efsanesi Pink Floyd’un 1965 yılında kuruluşunda yer alan ve ilk şarkıların sözlerini yazan Syd Barrett, daha sonra uyuşturucu kullandığı için gruptan ayrılmıştı. Zaman içinde kendi dünyasına çekilen Barret, İngiltere’nin bir kasabasında kendi halinde annesiyle birlikte sakin bir yaşam sürüyordu. 1972’den beri albüm yapmayan ve yıllardır müzik çalmadığı bilinen Barrett, 60 yaşındaydı.

ÖLÜM NEDENİ KANSER
"Remember when you were young, you shone like the sun. Shine on you crazy diamond./ Gençken nasıl da Güneş gibi parlardın. Deli elmas ışık seninle olsun..."


Ailesi adına bir açıklama yapan sözcü, Barrett’in ‘İngiltere’nin Cambridge kasabasındaki evinde birkaç gün önce yatağında huzur içinde öldüğünü’ ifade etti. Sözcü, Syd Barrett’in aile içinde ufak bir törenle defnedileceği dile getirdi. Sözcü, Pink Floyd grubundan bir resmi açıklama gelene dek yeni bir açıklama yapmayacağını da söyledi. Sözcü, Barrett’ın ölüm nedenini açıklamadı. Barrett’in son yıllarında şeker hastası olduğu ve yıllarca kullandığı uyuşturucunun da bedenini bitkin düşürdüğü ifade ediliyor. Saygın İngiliz gazetesi The Guardian ise, Barrett’ın kanserden öldüğünü yazdı.

Pink Floyd’tan yapılan açıklamada; “Syd Barrett’ın ölümü bizi çok üzdü. Syd bu grubun ışığıydı ve onun mirası hala bu grubun rehberi olmaya devam ediyor” denildi.

LONDRA / İSTANBUL - Rock efsanesi Pink Floyd’un 1965 yılında kuruluşunda yer alan ve ilk şarkıların sözlerini yazan Syd Barrett, daha sonra uyuşturucu kullandığı için gruptan ayrılmıştı. Zaman içinde kendi dünyasına çekilen Barret, İngiltere’nin bir kasabasında kendi halinde annesiyle birlikte sakin bir yaşam sürüyordu. 1972’den beri albüm yapmayan ve yıllardır müzik çalmadığı bilinen Barrett, 60 yaşındaydı.



ÖLÜM NEDENİ KANSER
"Remember when you were young, you shone like the sun. Shine on you crazy diamond./ Gençken nasıl da Güneş gibi parlardın. Deli elmas ışık seninle olsun..."


Ailesi adına bir açıklama yapan sözcü, Barrett’in ‘İngiltere’nin Cambridge kasabasındaki evinde birkaç gün önce yatağında huzur içinde öldüğünü’ ifade etti. Sözcü, Syd Barrett’in aile içinde ufak bir törenle defnedileceği dile getirdi. Sözcü, Pink Floyd grubundan bir resmi açıklama gelene dek yeni bir açıklama yapmayacağını da söyledi. Sözcü, Barrett’ın ölüm nedenini açıklamadı. Barrett’in son yıllarında şeker hastası olduğu ve yıllarca kullandığı uyuşturucunun da bedenini bitkin düşürdüğü ifade ediliyor. Saygın İngiliz gazetesi The Guardian ise, Barrett’ın kanserden öldüğünü yazdı.

Pink Floyd’tan yapılan açıklamada; “Syd Barrett’ın ölümü bizi çok üzdü. Syd bu grubun ışığıydı ve onun mirası hala bu grubun rehberi olmaya devam ediyor” denildi.

KEITH 15 YAŞINDA ‘SYD’ OLDU
Rock dünyasının efsane grubu ve 68 ruhunun simgesi Pink Floyd’un ilk şarkı sözlerini yazan Syd Barrett, Ocak 1946’da İngiltere’nin Cambridge kentinde Roger Keith Barrett olarak dünyaya gelmişti.


Keith, yerel bir jazz davulcusu olan Sid Barrett’tan esinlenerek, 15 yaşından itibaren, ‘Syd’ takma adını kullanmaya başladı. Londra’daki Camberwell Sanat Okulu’nda okurken, okul arkadaşları Roger Waters, David Gilmour, Nick Mason ve Syd, birlikte rock çalmaya başlarlar ve Pink Floyd’un temelleri atıldı. Syd Barrett, daha önce ‘Those Without’ ve ‘Tea Set’ adlı gruplarında çalıyordu.


PINK FLOYD’UN BEYNİ
Barrett 1965’te, Blues sanatçısı Pink Anderson ile Floyd Council’in adlarını birleştirerek grubun adını koymuştu. Pink Floyd’un 1967 tarihli The Piper at the Gates of Dawn albümünün sözlerini yazan Barrett, LSD adlı hapın müptelası haline gelmişti. Hareketlerini kontrol edemez ve günlük yaşamını idare edemez hale gelince Nisan 1968’de gruptan ayrıldı. Daha sonra 1975’te Pink Floyd’un diğer üyeleri onun adına ‘Shine On You Crazy Diamond’ şarkısını çaldıkları bir kayıtta aniden çıkıp gelmişti. Ancak Barrett gruba yeniden dahil olmayı seçmemişti. Barrett’in yerine 1968’de David Gilmour gruba dahil olmuştu.



The Who üyesi Pete Townsend, Barrett’ın son zamanlarda uyuşturucunun etkisiyle günlük aktivitelerini yerine getirememesini şu sözlerle anlatıyor: “Roger Waters onun kolundan tutup sahneye taşımasa, kendi başına yürüyecek hali yoktu. Kimi zaman kayıtlarda aniden donan kalır, gözlerini bir noktaya dikip dalardı. Gitarıysa boynunda sallanıp dururdu. Sonra kendiliğinden geri çalmaya başlardı. Birgün aniden ortadan kaybolur, iki gün sonra çıkar gelirdi.”

Syd Barrett, gruptan ayrıldıktan sonra solo çalışmalar yapmış ve Ocak 1970’de The Madcap Laughs adlı bir albüm yayınlamıştı. Aynı yılın Kasım ayında da ikinci albümü Barratt çıkmıştı.


Pink Floyd ile sadece bir albüm yapmış olmasına karşın, Barrett rock dünyasında derin bir iz bıraktı. Gruptan ayrılmasından sonra bir uyuşturucu kurbanı olarak rock dünyasının en dramatik şahsiyetlerinden biri haline gelen Syd Barrett ismi etrafında sıkı bir kült oluşmuştu. Barrett, 68 kuşağının imzası haline gelen Pink Floyd’un yaratıcı gücü ve şarkı sözü yazarıydı


GEÇMİŞE SÜNGER ÇEKMİŞTİ
Sonraki kuşaklardan David Bowie, REM, Phish, Blur ve Pearl Jam, rock müzik için ilhamlarını Syd Barrett’tan aldıklarını ifade etmişti. Son yıllarda Barrett, ilk adı Roger ismiyle çağrılmayı seçiyordu. Şeker hastalığı ve uyuşturucunun bıraktığı ruhsal hasara karşın, Barrett’ın geçmişi unutmuş, yeni bir başlangıç yapmış bir kişi izlenimi verdiği belirtiliyordu. Syd Barrett, vaktini bahçıvan olarak geçiriyordu.....

KENDİ DÜNYASINA ÇEKİLDİ
Barrett, (2005) Cambridge kasabasında kendi halinde sakin bir yaşam sürüyordu.

Arkadaşları dünyaca üne kavuşurken o ise kendi dünyasına çekilerek kendi yarattığı ‘psychedelic’ müzikten kopmayı seçmişti. Yıllarca izini kaybettiren Barrett’ın daha sonra çocukluk evinde annesiyle birlikte yaşadığı ortaya çıkmıştı. Barrett’ın yaşadığı kasabada sık sık bisiklete biniyor, yerel toplantılarda yer alıyor ve eski bir Pink Floyd üyesi olarak kabul görüyordu. Barrett’ın hayranlarından saklanmak için evinin pencerelerini sürekli kapalı tuttuğu biliniyordu.

Barrett’ın toplum içinde fazla görünmemek için, futbol maçlarının olduğu sırada alışverişe çıktığı, böylece gözlerden uzak işini gördüğü belirtiliyordu. Barrett’in bilinmeyen eski kayıtları Opel albümünde yayınlanmıştı; üç solo albümü ise 1993’te Crazy Diamond ve 2001’de The Best of Syd Barrett: Wouldn’t You Miss Me? albümlerinde yayınlanmıştı.

Pink Floyd onun adına daha sonra ‘Wish You Were Here’ albümünü hazırlamıştı. Geçen yıl Bob Geldof’un düzenlediği Live 8 konserlerinde Pink Floyd üyeleri yıllar sonra Syd’siz bir araya gelmiş, ‘Wish You Were Here’ şarkısını ona itafen seslendirmişti.






[Haberin Eklenme Tarihi: 21.12.2006]

Haberlerin Tamamı >>